Sınav Travmasına Dikkat!
SBS (Seviye Belirleme Sınavı) döneminde anne babalara ve öğrencilere tavsiyeler..
Son yıllarda SBS sınavına girecek gençler arasında çok farklı tablolar gözlemleyebiliyoruz. Bir kısmı spor hayatına, müzik eğitimine ara veriyor, tüm aile sınav kampına giriyor ya da ailede herkesin birbirine sürekli kaygı ve olumsuzluk topunu attığı evler var. Gençlerin bir kısmı, en sevdikleri hobilerine zaman ayırdıklarında dahi, zevk alamayıp sürekli bir suçluluk hissediyor, genel bir mutsuzluk ile hayatın zorluğu ve sıkıcılığından dem vuruyor. Çocuğuna iyi bir eğitim ortamı kuramadığı için üzülen aileler, masa başında oturup sadece yemek yiyerek zevk alan bu yüzden de kendinden nefret eden gençler, huzursuz, gevşeyemeyen ev ortamları söz konusu. Ebeveynler, çocuklarının saçının teline zarar gelse dünyayı yıkacak kadar üstüne titrerken; “ders çalışmıyor” sıkıntısıyla sergiledikleri davranışlar ile onlara verdikleri zararın farkına bile varamıyor. Gençlerse zaman zaman ailelerine saygısızca davranıp, ağır sözler söyleme noktasına gelebiliyor.
Gençler, sınav sonrası veya lise yıllarında sınav döneminin travmalarını hala atlatamadıkları gibi, ÖSS’ye çalışırken, OKS döneminin hayal kırıklığını yaşıyor.
Gençlerini psikolojilerini anlamak gerekiyor
SBS sürecinin 3 yıla yayılması, hem olumlu hem de olumsuz etkileri beraberinde getirdi. Tek bir sınav anı yerine tüm okul yıllarını ele alan, okuldaki bilgiye, okul sınav notlarına da önem vermeye öğrenciyi alıştırdı. Olumsuz olarak, sınava hazırlanmak için aşırı gayret gösterme ilk okul 4.-5. sınıfa kadar indi. Sosyal, sanatsal ve sportif etkinlikler iyice geriye çekildi. Çocuklar arkadaşlarıyla daha erken dönemlerde yarışmaya başladı. Çocuk bazen en yakın sınıf arkadaşını rakip görmeye başladı. Arkadaşların değeri, sınav becerikliliği ile ölçülür oldu. Sınav kaygısı da 6. sınıf öğrencilerinde daha yoğun hale geldi. Bu yaşlarda soyut düşünce gelişimi tam oturmadığı için hem uzun vadeli bir sonuç için çalışma olgunluluğu gelişmedi hem de kendi ergenlik döneminde geçmesi gereken daha hayati öncelikler söz konusu oldu. Arkadaşlarına kendini kabul ettirme, ailesine mesafe koyup kendi ayakları üstünde durma, değişmeye başlayan bedeniyle baş etme, duygusal dalgalanmalar, dikkat ve dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmek gibi.
Makale ile ilgili forum açmak ya da açılan forumlara katılmak için tıklayın!
Son yıllarda SBS sınavına girecek gençler arasında çok farklı tablolar gözlemleyebiliyoruz. Bir kısmı spor hayatına, müzik eğitimine ara veriyor, tüm aile sınav kampına giriyor ya da ailede herkesin birbirine sürekli kaygı ve olumsuzluk topunu attığı evler var. Gençlerin bir kısmı, en sevdikleri hobilerine zaman ayırdıklarında dahi, zevk alamayıp sürekli bir suçluluk hissediyor, genel bir mutsuzluk ile hayatın zorluğu ve sıkıcılığından dem vuruyor. Çocuğuna iyi bir eğitim ortamı kuramadığı için üzülen aileler, masa başında oturup sadece yemek yiyerek zevk alan bu yüzden de kendinden nefret eden gençler, huzursuz, gevşeyemeyen ev ortamları söz konusu. Ebeveynler, çocuklarının saçının teline zarar gelse dünyayı yıkacak kadar üstüne titrerken; “ders çalışmıyor” sıkıntısıyla sergiledikleri davranışlar ile onlara verdikleri zararın farkına bile varamıyor. Gençlerse zaman zaman ailelerine saygısızca davranıp, ağır sözler söyleme noktasına gelebiliyor.Gençler, sınav sonrası veya lise yıllarında sınav döneminin travmalarını hala atlatamadıkları gibi, ÖSS’ye çalışırken, OKS döneminin hayal kırıklığını yaşıyor.
Gençlerini psikolojilerini anlamak gerekiyor
SBS sürecinin 3 yıla yayılması, hem olumlu hem de olumsuz etkileri beraberinde getirdi. Tek bir sınav anı yerine tüm okul yıllarını ele alan, okuldaki bilgiye, okul sınav notlarına da önem vermeye öğrenciyi alıştırdı. Olumsuz olarak, sınava hazırlanmak için aşırı gayret gösterme ilk okul 4.-5. sınıfa kadar indi. Sosyal, sanatsal ve sportif etkinlikler iyice geriye çekildi. Çocuklar arkadaşlarıyla daha erken dönemlerde yarışmaya başladı. Çocuk bazen en yakın sınıf arkadaşını rakip görmeye başladı. Arkadaşların değeri, sınav becerikliliği ile ölçülür oldu. Sınav kaygısı da 6. sınıf öğrencilerinde daha yoğun hale geldi. Bu yaşlarda soyut düşünce gelişimi tam oturmadığı için hem uzun vadeli bir sonuç için çalışma olgunluluğu gelişmedi hem de kendi ergenlik döneminde geçmesi gereken daha hayati öncelikler söz konusu oldu. Arkadaşlarına kendini kabul ettirme, ailesine mesafe koyup kendi ayakları üstünde durma, değişmeye başlayan bedeniyle baş etme, duygusal dalgalanmalar, dikkat ve dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmek gibi.
YORUM EKLE
Diğer Makaleler
- Domatesle Zayıf Kal!
- Gribe Yakalananlar Bol Ayva Yiyin
- Yıllanmış Sarımsak Mucizesi
- Alpro Çikolatalı Soya Sütü
- Sağlıklı Yaşamın Olmazsa Olmazları
- Dişleri Koruyan 4 Etkili Yöntem
- Çay, Kahve Migren Nedeni mi?
- Şeker Yememek İçin 66 Neden
- Zayıflatan Salata Tarifleri
- Sarımsak Nasıl Yenmeli?
- Kilo Aldırmayan 15 Yiyecek
- Organik Ürünler Ne Kadar Sağlıklı?
- Viagra Etkili Yiyecekler
- Havuç Gözlere Yararlı mı?
- İşte Kilo Aldırmayan Yiyecekler






ha gayret çocukları delirtmeye az kaldı.bakırköy belediyesine söyleyin hazırlık yapmaya dev kule tımarhanesi kurmaya başlasınlar.