Mal Paylaşımında Şok Karar
GAYRİMENKULLERİN YÜZDE 90’I ERKEKLERİN ÜZERİNDE
1 yıllık zamanaşımının kabul edilmesi halinde, açılmış ve yürüyen davalar bakımından büyük sorun yaratacaktır.
Mal rejimlerine ilişkin olarak Medeni Kanun’da düzenlenmiş özel bir zamanaşımı yok. Bu zamanaşımının ne olacağına ilişkin tartışma geçmiş dönemde yapıldı. Mal rejimi alacaklarının alacak hükümlerine tabi olduğu ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu konusunda, neredeyse genel bir uzlaşma vardı. Bununla ilgili 2. Dairesi kararları da var. Tartışma bitti diye düşünürken bu karar herkesi şaşkınlığa düşürdü.
DAİRELER ARASINDA FARKLI UYGULAMA
8. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararına karşı yerel mahkemenin ne yapacağını bilmiyoruz. Dileyelim ki yerel mahkeme bu yorumda bulunmasın. Kaldı ki verdiği kararda da zamanaşımını 1 yıl kabul etmeyerek bu kararı vermiş görünüyor. Diliyorum ki hakim bu kararda direnir ve karar Hukuk Genel Kurulu’na gelir. Böylece hem daireler arasındaki farklı uygulama, hem de 10 yıl veya 1 yıllık zamanaşımı konusunda net bir görüş çıkar. Eğer hakim karara direnmez ve karar bu şekilde kesinleşirse bundan sonraki mal rejimi davalarına bakacak 8. Hukuk Dairesi bakımandan geleneğin doğmasına yol açacak nitelikte bir olay.
MAL REJİMİ DAVALARINI BOŞANMAYLA BİRLİKTE AÇIN
Bu uygulamalar süreklilik kazanacak olursa, boşanma davasının kesinleşmesiyle beraber 1 yıllık süre başlıyor. Nafaka-tazminat-boşanan kadının eşinin soyadını kullanması bakımından bu 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğunu düşünürken, artık mal rejiminin de bu süre içerisinde olduğunu düşünmemiz gerekecek. Bu durumda bu tür davaların çok hızlı bir şekilde açılmasını bekliyoruz. Hatta daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabiliriz: "Boşanma davası açılmışsa bir mal rejimi alacak davasının da boşanma davasının yan ısıra açın."
ÜLKEMİZDE SÖZLEŞME ALIŞKANLIĞI YOK
2. Hukuk Dairesi’nde bu karara muhalefet eden bir görüş var. Gerekçeleri, "deliller zamanla eksilir bu nedenle 10 yılılık süre oldukça uzun bir süredir" şeklinde. Bu görüşü savununlara göre, sözleşme varsa 10 yıllık zamanaşımı uygulanır, sözleşme yoksa 1 yıllık zamanaşımı uygulanır gibi bir yaklaşım var. Ülkemizde sözleşme alışkanlığının olmadığı herkesçe bilinen bir şey.
Aranızda sözleşme varsa 10 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanırsınız görüşü bir dayatma. Çünkü ezici bir çoğunluk yeni mal rejimi neyse ona uyuyor. Böyle olunca yine mağdur olanlar, aralarında sözleşme olmayanlar ve yeni mal rejimine tabi olanlar olacak."
Makale ile ilgili forum açmak ya da açılan forumlara katılmak için tıklayın!
1 yıllık zamanaşımının kabul edilmesi halinde, açılmış ve yürüyen davalar bakımından büyük sorun yaratacaktır.
Mal rejimlerine ilişkin olarak Medeni Kanun’da düzenlenmiş özel bir zamanaşımı yok. Bu zamanaşımının ne olacağına ilişkin tartışma geçmiş dönemde yapıldı. Mal rejimi alacaklarının alacak hükümlerine tabi olduğu ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu konusunda, neredeyse genel bir uzlaşma vardı. Bununla ilgili 2. Dairesi kararları da var. Tartışma bitti diye düşünürken bu karar herkesi şaşkınlığa düşürdü.
DAİRELER ARASINDA FARKLI UYGULAMA8. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma kararına karşı yerel mahkemenin ne yapacağını bilmiyoruz. Dileyelim ki yerel mahkeme bu yorumda bulunmasın. Kaldı ki verdiği kararda da zamanaşımını 1 yıl kabul etmeyerek bu kararı vermiş görünüyor. Diliyorum ki hakim bu kararda direnir ve karar Hukuk Genel Kurulu’na gelir. Böylece hem daireler arasındaki farklı uygulama, hem de 10 yıl veya 1 yıllık zamanaşımı konusunda net bir görüş çıkar. Eğer hakim karara direnmez ve karar bu şekilde kesinleşirse bundan sonraki mal rejimi davalarına bakacak 8. Hukuk Dairesi bakımandan geleneğin doğmasına yol açacak nitelikte bir olay.
MAL REJİMİ DAVALARINI BOŞANMAYLA BİRLİKTE AÇIN
Bu uygulamalar süreklilik kazanacak olursa, boşanma davasının kesinleşmesiyle beraber 1 yıllık süre başlıyor. Nafaka-tazminat-boşanan kadının eşinin soyadını kullanması bakımından bu 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğunu düşünürken, artık mal rejiminin de bu süre içerisinde olduğunu düşünmemiz gerekecek. Bu durumda bu tür davaların çok hızlı bir şekilde açılmasını bekliyoruz. Hatta daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabiliriz: "Boşanma davası açılmışsa bir mal rejimi alacak davasının da boşanma davasının yan ısıra açın."
ÜLKEMİZDE SÖZLEŞME ALIŞKANLIĞI YOK
2. Hukuk Dairesi’nde bu karara muhalefet eden bir görüş var. Gerekçeleri, "deliller zamanla eksilir bu nedenle 10 yılılık süre oldukça uzun bir süredir" şeklinde. Bu görüşü savununlara göre, sözleşme varsa 10 yıllık zamanaşımı uygulanır, sözleşme yoksa 1 yıllık zamanaşımı uygulanır gibi bir yaklaşım var. Ülkemizde sözleşme alışkanlığının olmadığı herkesçe bilinen bir şey.
Aranızda sözleşme varsa 10 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanırsınız görüşü bir dayatma. Çünkü ezici bir çoğunluk yeni mal rejimi neyse ona uyuyor. Böyle olunca yine mağdur olanlar, aralarında sözleşme olmayanlar ve yeni mal rejimine tabi olanlar olacak."
YORUM EKLE
Diğer Makaleler
- Selülitlerden Kurtulun!
- Meme Kanserinde 10 Yanlış
- Saç Dökülmesi Kabusunuz Olmasın!
- Muzlu El Yumuşatıcı Karışım
- Scholl Portatif Manikür Seti
- Taramakla Kel Kalınmaz
- Havuz Gözde Kalıcı Sorunlara Neden Olabilir
- Kozmetikler Sperm Kalitesini Düşürüyor
- Ayaklarınızı Koruyun ve Rahatlatın!
- Cilt Kanseri Belirtileri!
- Ayak Kokusu Önleyici Stik
- Kansere Karşı 10 Basit Önlem
- Kepek ve Egzama Sorununa Çözüm
- Çatlak Deri Balsamı
- Çalışanlar Bu Sinsi Hastalığa Dikkat!






Mal paylaşımı isteyecekse kadın bunu hemen boşanmanın ardından yapmalı. 10 yıl çok saçma bir süreydi. İyi oldu. 1 yıl çok bile.
turgut509 lafım size ;ne oldun gücünüze mi gitti .
xsessiz.34 kanun her zaman yururlukteki kararlari etkiler.Kanun cikmadan olan ve biten (derdest demiyorum) davalar icin zamaninda yururlukte olan kanun hukumleri gecerlidir(hukuk alanlarimizin bir kacinda bu haric tabi)
10 sene denilen zaman parcasini gunumuz kadinlarindan cok ezilerek bosanmak zorunda kalan ve hukuk bilgisinden yoksun kadinlar uzerinde dusunrusek ; cokta uzun bir zamanasimi suresi degildir.karar yerinde değildir.magduriyeti arttirmaktan baska bise yaram
haksızlık kadınların tüm haklarını yavaş yavaş ellerinden alıyorlar
Mal paylaşımıyla artık boşanmalar dahada arttı eskiden erkekler boşanırdı şimdi kadınlar hiçbirşeye katlanmıyor nasılsa malın yarısını alır hayatımı sürdürürüm düşüncesindeler istatistiklere bakın doğru olduğunu göreceksiniz çok çakal bu kadınlar çooook
kadınlar okumasın öyle evlernde otursun sonra da ay biz yabdık demesinler okuyun kardeşlerim erkek eline bakmayın biz kızlar daha güçlüyüz erkelerden gücünüzün farkında olun okuyun ve hayatınızı kendi ellerinizde tutun :) haydi kızlar okula :)
kızlar önce okuyun eliniz iş tutsun sonra evlenin niye hep birilerinin eline bakıyorsunuz ve niye bütün mallar kocaların üstüne yapılırken ses çıkartmıyorsunuz önce kendi güvencenizi kendiniz yapın
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ne çok teşekkürler yerınde bir karar mal varlığı yuzunde boşanmalar oluyor genelde bayanların tercih etığiyol tv lerde göruyoruz amaç mutluluk deyıl kısa yoldan zengın olma hayalı resmen pazarlık yapiyorlar açıkca
her yerde her zaman madur kadın birkez daha anladım.anlamıyorum insan hakları nerede, ben mesala bir evimiz vardı eşim ipotek etmiş haberim yok evi banka satıyo ben sokakta kaldım hani kadın hakları iki yıldır mahkemelikimsonuç yok allah yardım etsin kadı
her zaman madur olan kadınlar oluyor. mal paylaşımıyla haklarını alacakları yerde erkek hegomonyasını neden daha fazla kuvvetlendiriyorlar anlamıyorum??
Bu nasıl adalet anlamıyorm bu nasıl bi kanun başımdan geçeni kısaca anlatmak istiyorum.ben 1 yıl evli kaldım bu bir yıl içersinde ev aldım evliğim yürümedi bitirdim yılların emeğini 1 yıllık evli kaldığm eşimemi verecem ya. bilgisi olan yardımcı olsn ltfn
Yani bir erkek olarak işime gelmeyen bir haber olsada, ülkemizde maalesef bir çok bayanın bir bez parçası gibi sokağa atıldığını düşünürsek bence 10 yıllık sürenin 1 yılla sınırlanması doğru değil. Bayanlar için üzüldüm, Allah kimseye vermesin (Amin)
bencede 10 sene çok uzun bir zaman dilimi biran önce sonuçlansın herkes yoluna baksın dimi güzel bir kara
bu ne ya .binmişler erkeklerin sırtına inmek bilmiyorlar.evlenene kadar babadan,evlenincede kocadan asla vazgeçmiyorlar.3 kuruş maaş alıp eve getirseler,arzu ve talepleri karşılanılamayacak duruma geliyor.şu kadınlardan çektiğimiz nedir.yeter artık.......
ben sözleşme falan yapmadım,2000 yılında aldık ewi tapuda benim üzerime bu şimdi şu demek mi oluyo ben hiç bir hak talep edemiyorum aydınlatırsanız sewinirim.kanun çıkmadan aldım ewi üzerime eşim yine hak talep edebilirmi..tşk ederim
türkiyede kadın üzerinde hangi haklar varkkii bu kadının aleyhine çalışşınn ?yasanın amacı adaleti sağlamak değil aslında sadece boşanmalarda azalmayı sağlamak yani caydırıcı olarak bunlar yapılıyor .keza kaş yaparken göz çıkartılıyor....