Aşk Değil Sahip Olma Cinayetleri
‘SAĞLIKLI GÜÇ DUYGUSU’NDA ‘VİCDAN’, YANLI VE KOŞULLU DEĞİLDİR
* Sadece fiziksel araçların güç/erk duygusunu beslemesi, insan (canlı) hayatını önemseyen değer yargılarını, samimi/içten ılımlı düşünce ve duyguları devre dışı bırakır. Sadece ‘kendisinden’ olarak gördüklerine (yani çarpık bir) vicdan/üzüntü/merhamet duygusu geliştirebilir. Kendi (ve kendisine ait olarak kabul ettiklerinin) yıkıcılığını ve ‘diğerlerinin’ acılarını geçiştirir, görmezden gelir.
*
Erk/güç duygusu, hiç olmaması gereken bir duygu olarak düşünülemez. Her bireyin/ailenin/kültürün, belli düzeyde erk/güç duygusuna ihtiyacı vardır. Önemli olan, bu duygunun ‘sadece fiziksel araçlarla’ tanımlanmaması; yani yıkıcılığa yönelmemesi, duyguların körelmesine yol açmamasıdır. Sağlıklı olan, kendi hakkı olanı (yıkıcı yollara başvurmadan) arayabilecek kadar ‘güç’ duygusu taşırken, insan hayatını, diğerlerinin hayatını önemseyebilmek; ‘vicdan’ duygusu ile ‘zarar verme!’ diyen mekanizmanın bütünleşmiş olmasıdır. Bunun için de, ‘zarar görmekten daha kötüsünün ‘zarar vermek’ olduğu’ değer yargısını aktaran rol modellerine/ebeveynlere/liderlere ihtiyaç vardır. Aksi, her zaman (benliğe, kimliğe yönelik) yeni ‘zedelenme hisleri’, yeni ‘yıkma etme sebepleri’ üretir durur.
* İstediği kızı (nesneyi) ‘alamayan’ kişinin, o kızı (bazen kendisini de) öldürerek, ‘bir tür yanılsama’ yaşadığı öne sürülebilir. Bu şekilde, onu kendisi dışında başka kimseye ‘vermeyerek’, sanki ‘kendisinde kalmış’ gibi hissedebilir. Kendisini de öldürdüğünde, ‘sadece ikisine ait bir alan’ oluşturmuş algısı yaşayabilir. İntihar davranışının açıklamalarından biri de, kendisini ‘kendisi’ öldürdüğünde, ‘ölümsüz olacağı’ yanılsamasının yaşanmasıdır.
Makale ile ilgili forum açmak ya da açılan forumlara katılmak için tıklayın!
* Sadece fiziksel araçların güç/erk duygusunu beslemesi, insan (canlı) hayatını önemseyen değer yargılarını, samimi/içten ılımlı düşünce ve duyguları devre dışı bırakır. Sadece ‘kendisinden’ olarak gördüklerine (yani çarpık bir) vicdan/üzüntü/merhamet duygusu geliştirebilir. Kendi (ve kendisine ait olarak kabul ettiklerinin) yıkıcılığını ve ‘diğerlerinin’ acılarını geçiştirir, görmezden gelir.
*
Erk/güç duygusu, hiç olmaması gereken bir duygu olarak düşünülemez. Her bireyin/ailenin/kültürün, belli düzeyde erk/güç duygusuna ihtiyacı vardır. Önemli olan, bu duygunun ‘sadece fiziksel araçlarla’ tanımlanmaması; yani yıkıcılığa yönelmemesi, duyguların körelmesine yol açmamasıdır. Sağlıklı olan, kendi hakkı olanı (yıkıcı yollara başvurmadan) arayabilecek kadar ‘güç’ duygusu taşırken, insan hayatını, diğerlerinin hayatını önemseyebilmek; ‘vicdan’ duygusu ile ‘zarar verme!’ diyen mekanizmanın bütünleşmiş olmasıdır. Bunun için de, ‘zarar görmekten daha kötüsünün ‘zarar vermek’ olduğu’ değer yargısını aktaran rol modellerine/ebeveynlere/liderlere ihtiyaç vardır. Aksi, her zaman (benliğe, kimliğe yönelik) yeni ‘zedelenme hisleri’, yeni ‘yıkma etme sebepleri’ üretir durur. * İstediği kızı (nesneyi) ‘alamayan’ kişinin, o kızı (bazen kendisini de) öldürerek, ‘bir tür yanılsama’ yaşadığı öne sürülebilir. Bu şekilde, onu kendisi dışında başka kimseye ‘vermeyerek’, sanki ‘kendisinde kalmış’ gibi hissedebilir. Kendisini de öldürdüğünde, ‘sadece ikisine ait bir alan’ oluşturmuş algısı yaşayabilir. İntihar davranışının açıklamalarından biri de, kendisini ‘kendisi’ öldürdüğünde, ‘ölümsüz olacağı’ yanılsamasının yaşanmasıdır.
YORUM EKLE
Diğer Makaleler
- Kadınlar ile Erkeklerin Anlaşamadıkları Noktalar
- Seks ve Aşka Dair İlginç Gerçekler
- 10 Romantik Gece Önerisi
- Bir Kıza Nasıl Çıkma Teklif Edilir?
- Erkek Vefasızlığı Kanıtlandı!
- Mükemmel Erkeği Bekleyen Kadının Sonu
- Erkeklerin Haklı Olduğu Konular!
- Erkek Dediğin Böyle Olmalı!
- Erkekler 'Hata' Veriyor
- Burçların Kadınları Nasıl Aşık Olur?






aptallık